Erp : Enterprise Resource Planning. Kurumsal Kaynak planlaması.

Bu kavram gerçekte firmanın bütün kaynaklarının , burada genel bir bakışla departmanlarının ayrı kimlikler halinde değil de tek bir çatı altında toplanılarak, bütünü görmek suretiyle ve koordineli olarak bir sistem dahilinde çalıştırılmasıdır diyebiliriz. Zamanının Klasik departmanlar kavramı geçmişten başlayarak incelendiğinde artık kontrolü tek elden klasik yöntemlerle kontrol ve koordine edilebilmesinin kolaylıkla mümkün olmayan bir büyüklük ve karmaşıklık içerisine girdikleri görülmüştür.Problemleri anında tespit edilmesi, ve sistemimiz içerisindeki tüm organların koordine çalışması etkinliğimiz için zorunlu bir ihtiyaç olmuştur.
Kimi kaynaklar Erp için 1990 yıllarında MRP ve MRPII yazılımlarının ( Üretim Kaynak Planlaması ve Malzeme ihtiyaç Planlaması -- bu konularda da bir sonraki yazımızda detaylı tartışacağız ). İhtiyaçları yeterince karşılamamasından çıktığı belirtilmekte.. İşte bu noktada bizlerde daha çok ve doğru bilgileri sunarak konunun doğru anlaşılmasında faydalı olmak istedik. Evet Erp kavramı 1990'larda ortaya çıktı ama MRP / MrpII sistemlerinin ihtiyaçları karşılamamasından dolayı değil; Firma ve Şirket yapılaşmalarının farklılaşıp ERP ye ihtiyaç duyulmasından dolayı oluştu. Eğer o bahsedilen sav doğru olsaydı Üretim yapmayan firmalarda da ERP gereksinimi olmayacak mıydı? Günümüz rekabet piyasasında firmaların varlıklarını sürdürebilmeleri, kaynaklarının etkin kullanımı yolu ile, ki bu konu bilinen adıyla verimlilik, maliyetler ve esneklik, etkin karar verebilme, problemlere zamanında müdahale edebilme ve hatta daha ileriye giderek testi kırıldıktan sonrasını göstermek olarak değil de testiyi
"dikkat et kırabilirsin" diyebilecek bilgi sisteminin belkemiği olan MRP/MrpII ve ERP yazılımlarını iyi tanımak gerekiyor. İhtiyaçları doğru tespit edilmiş ve iyi analiz edilmiş kaynak kullanım programlarının başarı şansları çok yüksektir. Yukarıdaki kanımızca yanlış olan savı savunanların Erp ve Mrp felsefelerini iyi tahlil etmeleri gerekir, aksi taktirde yanlış ihtiyaç tespitlerinde bulunup en temelde yanlış analiz ve başarısız projelere imza atmaları kaçınılmazdır.
Yüzyılın başında, sanayi devlerinin kuruluşlarının temeli atıldı. Ürettiklerini satmaları için bile kaynak kullanmalarına gerek yoktu belki de. Talep onları buluyordu zaten, ürettiğini satıyordu firmalar kaynaklarını odaklandıkları nokta belliydi. Sonraları yüzyıl ortalarında rekabetçi piyasa canlandı, artık firmalar rekabet ortasındaydılar ve ülkeler özelliklede büyük savaş sonrasında firmalarını desteklediler ve dev cüsseli firmalar oluşturttular hükümet destekleriyle arkadan itildiler ve büyük dev firmalar oluştu, bu firmalar rakiplerini satın alarak veya birleşerek rekabeti bertaraf edip taleple istedikleri fiyatta buluşmaya çalıştılar ama artık odaklandıkları daha fazla konu oluşmaya başlamıştı artık yönetimlerin,, ve taleple buluşma noktaları satış kanalları, pazarlama, daha doğrusu müşteri kavramları ortaya çıktı artık üretimin yanında talep kısmı da vardı. Yüzyılın son dönemlerinde bilgi çağına geldi firmalar, sistem değişti, dünya globalleşti fiyat, maliyet, üretim, piyasa araştırmaları, stratejiler, ve en önemlisi piyasada hareket esnekliği, çabuk ve etkin karar verme çağıydı bu. Ya 21. yüzyıl,,, artık firmaların her bir departmanı ayrı bir kar/zarar merkezi oldu, en ufak bir koordinasyon problemi zararların en büyüğünü verebiliyor, öyle değil mi? Müşteri memnuniyeti girdi hayatımıza, artık elemanlarımızın performanslarını sistemle kontrol ediyoruz, veya pazarlama departmanından sisteme girilen bilgiyi, anında üretim departmanında görüp kaynak planlamasını otomatik oluşturabiliyoruz , bu aynı anda finans muhasebe departmanlarında değerlendirip finansal kaynak gereksinimlerimizi görebiliyoruz. Yönetim, yönetim muhasebesini anında etkin kullanıp karar alabiliyor. Müşterimiz periyotları dışında sipariş vermediyse sistem bizi uyarıyor ve müşterini ara diyor. Şirket araçlarımızın yerlerini anında tespit edip, aynı anda alakasız olarak üretimlerimizin 10 ay sonraki imalat projeksiyonlarını ekranımızda görebiliyoruz. Eğer göremez ve bu koordinasyonu sağlayamazsak, kaynaklarını çok daha iyi kullanan mevcut bir sürü gerçek yada sanal rakibimiz ile rekabet edebilecek miyiz?
İhtiyaç duyulan bilgiyi istenilen düzeyde, güvenilir ve hızla elde edebilen yönetimlerin, zamanında ve doğru karar vermenin sağlayacağı avantajlarını söylemeye bile gerek yok. Bilgiye doğru zamanda ve doğru yerde ulaşıldığında anlamlıdır. Her Departmanlıkta bulunan veriler ayrı parçalı klasik sistemlerde tekrar tekrar sisteme girilerek hem zaman hem de bilgi karmaşasına neden olmaktadırlar. Aynı veriyi sisteme sadece bir defa alarak bu veriyi farklı yerlerde anlamlı olarak kullanmak hem zaman tasarrufu hem de hata paylarını en az seviyeye indirmektedir. Artık Entegrasyon ve Koordinasyon noktasına geldik görüldüğü gibi. Bu noktada sistemdeki hatalı veriyi tespit etmek, sistemi bir bütün olarak görüp en etkin raporlarımızı kullanmak ve iş süreçlerini yönetmek daha kolaydır. Sistemin hangi noktalarda tıkandığını görmek ve problemi teşhis etmek çok daha kolaydır. Erp, Firmanın tüm iş süreç verilerini tek bir yapı altında toplayıp, farklı yazılımlardan ve sistemlerden doğan karışıklığı önleyerek firmanın karmaşadan uzak bir şekilde yönetilmesini sağlar, entegre yapısı ile veri giriş zamanlarını minimize eder ve hataların az yapılmasını sağlar,iş süreçlerini ve organizasyonu sistemini koruyarak zamanı optimum kullanımı sağlayarak yönetimi daha stratejik kararlar almaları için gerekli olan zaman bilgi ve raporları sistemli sunar ve tabii ki en önemlisi de zaman, zaman tasarrufudur.
Erp; firma departmanlarındaki bu entegrasyonun ( Depo/ Sipariş/ Üretim/ Finans/ Muhasebe/ Satış/ Pazarlama / İnsan Kaynakları/ Müşteri İlişkileri vb.) haricinde çok önemli bir misyonu da üstlenir esas olarak buda kurumsallaşma ve standardizasyon. Kurumsallaşma hakkındaki makalemizde bunu da açıklamıştık , burada standartlardan bahsetmekte fayda vardır ki anlamı çok önemlidir, kalitedir ve güvendir aslında bu hem firma için hem de müşteriler için. Aslında güvenliği ve firma verimliliği için çok önemli olan planlamada bundan faydalanır.
Şimdi gelelim önemli bir konu ve kuşkuya, Firma yönetimleri ve çalışanları her ne kadar işlerine çok yarayacak böyle bir projeyi çok istemelerine karşı içlerinden bu konu onların işlerini nasıl etkileyecek sorusu ? mevcut standartlarından uzaklaşacaklar mı? sistem değişiyor mu?.. Projenin arkasında çalışan engelleyici bir direnç oluşturur kimi zaman farkında bile olmadan. Aslında burada çok önemli bir konu duruyor. Bu sistem hazır satın alınamaz alınmamalıdır da aynı zamanda. Bize göre mevcut sistem çok iyi etüd edilip analizi çıkartılmalı ve yönetimle beraber bir proje kurulunda projelendirilmeli ve firmayla yazılımcı firma beraber hareket ederek gerekli iyileştirmeler yapılmalı, bilgi sistemi kurulmalı ve proje firma süreçlerini dikkate alarak o süreçlere uygun yazılımı gerçekleştirmelidir, Başarının formülü kısaca budur. Aksi taktirde firma mevcut standartlarından çikıp süreç haritaları farkli bir sistemde çalışılmaya itilecektirki bunun sonucu dirençler ve en önemlisi alışılmış ve firma gizli operasyon süreçlerine aykırılık sistemin çökmesine daha iyi bir anlatımla projenin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olacaktır. Amaç zaten başarıyla belli bir yere gelmiş firmaya sistemi değiştirtmek değildirki, mevcut sistemlerin organizasyon yapısına oturtulup standartların belirlenmesi , Standart operasyon Planlarının yapılıp süreçlerin oluşturulması ve bunun kırılmasının otomatik olarak engellenmesidir zaten öyle değimli ?. Bu nedenden dolayıdırki, bir firmada başarılı olan proje diğerinde başarılı olamaz. Bedene göre elbise yapmak en doğrusudur.
Klasik ERP sistemlerine ek yaparak ERPII kavramı türemiştir. Mevcut teknolojiler eklendikçe B2B / B2C / CRM modulleri eklenerek oluşturulmuş. Kanımızca bu ayırımda yanlıştır, çünkü Eğer tüm kaynak kullanımını konu alıyorsak zaten mevcut sistemi sistemimize entegre etme zorunluluğumuz yok mu ? istiyorsan kullanma , sistemi geliştir eklemelerini yap ve kuvvetlendir ne yaparsan yap ama bu ERP kavramının içerisindedir zaten.Kurumsal Kaynak Planlaması adı üzerinde zaten projeye eklenti yapıldığında adının değişmemesi gerekir, kapsamı içerisinde zaten olmazsa olmaz modüllerimi görmezden geleceksiniz ?.Sanıyoruzki burada Mrp MrpII kavramından etkilenmişler, bu kavramlardan biri Manufacturing Resource Planning, diğeri Material Requirement Planning ( üretim kaynak planlaması ve Malzeme ihtiyaç planlaması) her ikisininde başharflerinden oluşan kısaltmaları MRP olduğundan Karışıklığa sebep verilmemesi nedeniyle Mrp ve MrpII denmiş, farklı iki kavram. Erp tek, ona ne kadar ek koyarsan koy adı hep aynı kalacak Erp : Enterprice Resource Planning yani Kurumsal Kaynak Planlaması. sonuna isterseniz romen rakamıyla VII koyun o değişmeyecek , Erp başlıktır alt başlık değil.(Eskiden uzaktan kumandasız televizyonumuzu televizyon olarak almıştık, şimdi uzaktan kumandalar standart özelliktir ve yine adı televizyondur) . Ve en önemliside Bilgi sistemlerinin bir parçasıdır, kurumsallaşmanın olmazsa olmaz bir ögesidir bize göre., hazır bir program değil.
Erp / Mrp projelerinde üst düzey yönetimin mevcut projeye olan inancı, çalişilacak firmanın ihtiyaçlarının her iki taraf tarafından çok iyi şekilde tespit edilip bu doğrultuda çok iyi analizlerinin yapılması, ve ardından bu analizler doğrultusunda projenin yazılması ve uygulanacak sistem için kullanıcılara verilecek eğitim projelerin başarısı açısından çok büyük önem arz etmektedir.

<<diğer makaleler

© 2005 Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan bilgiler Sonar Ar-Ge Yazılım ve Elektronik Mühendislik Ltd. Şti.’ne aittir. İzinsiz olarak ve kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır.

Sitede yer alan bilgiler ve içerik haber vermeksizin değiştirilebilir.

Ana Sayfa | Yazılım Ar-Ge | Elektronik Ar-Ge | Robot ve Otomasyon | Mekanik Ar-Ge | Akıllı Depo | CNC ve Proses Tezgahları | Danışmanlık | Makaleler | MRP - MRP II - ERP Kurumsallaşma | İnsan Kaynakları | İletişim